.jpg)
sunipeyk abilerim ne dese haklı.. bunca sevdiğim bu mekana ve bana verdikleri müzik şeysi sıfatına ettiğim nankörlük diz boyuyken yapabileceğim tek savunma “ama abilerim ben uzaklara gittim.. az nefes almam lazımdı benim” olabilir.. aldım mı? ölmeyecek kadar.. evet..
ve birikmiş şeyler vardı aklımda… ama nedense büyük
dönüşümü eski bir albümle ve şarkıyla yapmak istedim.. sanırım seveninden çok nefret edeni var kendisinin.. öncelikle tipten kaybettiği söylenebilir ( ki bana ne .. size ne ) ayrıca bilmemkaç kanal sesine rağmen “e Nick Cave’de ses mi var ama bak hastasıyız” derseniz siz de haklısınız. zira, her şey müstesnai bir seste bitmiyor.. İlk dinlediğimde - özellikle ikinci albümü - bir kaç parçanın hastası olmuştum tamam ama gerisinden de nefret etmiştim…
İlk ve en dikkatimi çeken parça “Yağmur” olmuştu.. hala da öyle… ya da “Bana Özel”.. ama gerisini pek sevmemiştim.. Sonra birden yani albüme adını vermesi yetmiyormuş gibi, sanırım bir kez bile adam gibi dinlemediğim “Aşk Bu Gece Şehri Terketti” bu akşam loopta ellinci defa dönmekte.. e ne oluyor… kişisel manada aşk bu gece benim şehirden bir yerlere gitti sanırım..
ama mesele o değil aslında.. insan şarkılara şans vermeli.. albümlere de.. yorumculara da.. alıp atmayın bir kenara… adamın sesine duyduğunuz saygıdan bile olaiblir; aradan geçsin bir zaman, bir kez daha dinleyin baştan sona.. ya da almadıysanız, gidin alın.. nelere para verdiğinzi unutmadan bir de Cem Adrian albümüne verin… biliyorum çok uzun zaman oldu.. olsun… aşkınız şehirden gittiyse, sizi anlayacak başka biri yok sanırım…
still to come: Smashing Pumpkins ve Radiohead ..



