İyi ki doğarsın sen…

Evet efendim doğumgünleri önemlidir. Diğer günler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ama doğduğum gün önemlidir. Senin de doğduğun gün önemlidir. En azından her yıl aynı günde sayacın bir tık attığını düşünürsek, ara ara hesaplarla yaşını hatırlatır sana. Arkanda kalanı hatırlatır, aldığın yolu hatırlatır. Her on yılda mesela, haliyle değişen onlar basamağındaki rakam küçük ızdıraplar yaratsa da, “olgunum ben bi kere” düşüncesi ile avunursun.
Bu kutlamalar illa ki cümbür cemaat yapılmak zorunda da değildir. Mesela… benim bir şarap ve pasta alıp mutfakta kesip, yediğim içtiğim bir doğumgünüm vardır ki; o bir öze dönüş, o bir rahatlamaydı benim için. İşte o yüzden ne kadar ızdırapta da olsa bünyen, beynin, aklın fikrin, doğumgününü atlama. Kendini boşvererek yaşadığın bir 300 gün vardır temizinden, 1 tanesini çok görme kendine.
Biz buraya nerden geldik dersen… Hayır bugün doğumgünüm değil. Ama bu ay içinde bir gün. Az önce şurdan benimle aynı gün doğan kim var kim yok diye baktım.. Van Gogh dışında açmadı ne yalan söyleyeyim. Demek ki o gün şahsım için boş bırakılmış.. Bir de şöyle bir yer var unutursun diye hatırlatıyor doğumgünlerini. Bana lazım değil valla. Benim bi lop zaten bu tarihlerle dolu neden bilemiyorum. Bir kere söylendikten sonra doğumgünlerini unutmuyor; unutamıyorum. Bunun da literatürde bi yeri var elbet. Ya da adı konmamış bir hastalığım ben. ( sevdim bu son cümleyi evet. )
Sonuç olarak…
Eğer bugün doğumgününse kendine bir kadeh kaldırıyorsun.
Zaman içinde kendini kaybetmemek için, büyüdüğünü hatırlatması için – yaşlandığını değil – , kim gelmiş kim gitmiş sayabilmek için…



ALAKALI POSTLAR

Bir cevap veya yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir