Su Şişelerinin Kapak Renkleri, Anlamları ve Şehir Efsaneleri

Pet şişe kapak renkleri konusu, aslında tüketiciler arasında çok yaygın bir “şehir efsanesi” ile gerçek ticari uygulamaların karışımından oluşuyor. Şunu baştan netleştirelim: Dünya genelinde veya Türkiye’de kapak renklerine dair yasal bir zorunluluk ya da evrensel bir standart bulunmuyor.

Ancak, markaların kendi içlerinde veya gayriresmi bir kabulle uyguladıkları bazı geleneksel anlamlar var. Detayları aşağıda vereyim:

Renklerin Genel Kabulleri (Gayriresmi)

Pazarlama stratejileri ve tüketici alışkanlıkları nedeniyle renkler genellikle şu mesajları verir:

4 renk, pet şişe kapağı, mavi, beyaz, yeşil ve siyah
  • Mavi Kapak: En yaygın renktir. Genellikle “doğal kaynak suyu” veya “saf su” imajını pekiştirmek için kullanılır. Tazeliği ve berraklığı simgeler.
  • Beyaz Kapak: Çoğunlukla “işlenmiş içme suyu” (belediye şebekesinden alınıp filtre edilmiş sular) için tercih edilir. Ancak Türkiye’de birçok doğal kaynak suyu markası da estetik nedenlerle beyaz kapak kullanabilmektedir.
  • Yeşil Kapak: Genellikle “mineralli suları” veya sodyum oranı düşük, “doğal mineralli” suları simgeler. Bazı markalar bunu “doğa dostu” veya “ekolojik” bir vurgu olarak da kullanır.
  • Siyah Kapak: Genelde premium, alkali seviyesi yüksek veya özel tasarım serilerini (cam şişeler gibi) temsil etmek için kullanılır.
  • Kırmızı/Turuncu Kapak: Genelde meyve aromalı sular veya vitamin ilaveli sular için tercih edilir.

Türkiye’deki Durum

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine göre sular; Doğal Kaynak Suyu, İçme Suyu ve Doğal Mineralli Su (*) olarak ayrılır.

  • Etiketlerin üzerinde bu ibarelerin olması zorunludur.
  • Ancak kapak rengi tamamen üreticinin marka kimliğine bırakılmıştır. Örneğin, bir marka kurumsal rengi lacivert olduğu için lacivert kapak kullanırken, diğeri şeffaflığı vurgulamak için beyazı seçebilir.

Dünyadaki Durum ve Efsaneler

Özellikle ABD ve Avrupa’da “Beyaz kapak arıtılmış sudur, mavi kapak kaynak suyudur” gibi bir algı yerleşmiş olsa da, bu bir pazarlama geleneğidir, kural değildir.

En çok dikkat etmesi gereken, etiketteki “Doğal” kelimesidir. Eğer “Doğal” yazmıyorsa o su teknik olarak fabrikada işlenmiş bir sudur.

Kritik Not: Su alırken kapağın rengine değil, etiketin üzerindeki pH değerine, kaynağına (dağ, kuyu vb.) ve analiz raporuna bakmak en güvenli yöntemdir.

* Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine göre bu üç kategori arasındaki farklar aslında oldukça nettir.

1. Doğal Kaynak Suyu; Bu, yerin derinliklerinden kendi kendine çıkan veya teknik usullerle çıkarılan suların “en saf” halidir.

  • Özellik: Jeolojik olarak korunan yer altı sularıdır.
  • Müdahale: Suyun doğal yapısını bozacak hiçbir kimyasal işlem yapılamaz. Sadece demir, kükürt gibi istenmeyen maddelerin çöktürülmesi veya basit filtreleme işlemlerine izin verilir.
  • Şart: Çıktığı haliyle, mineral dengesi korunarak şişelenmek zorundadır.

2. İçme Suyu (İşlenmiş Su); Bu kategori genellikle kafa karışıklığı yaratır çünkü “işlenmiş” bir sudur.

  • Özellik: Kaynağı bir yer altı suyu olabileceği gibi, onaylı bir yüzeysel su (baraj vb.) veya şebeke suyu da olabilir.
  • Müdahale: Suyun içilebilir hale gelmesi için her türlü fiziksel ve kimyasal işleme (ozonlama, klorlama, ters osmoz vb.) tabi tutulabilir.
  • Fark: Suyun mineral dengesi dışarıdan değiştirilebilir veya mineraller tamamen alınıp yeniden eklenebilir. Etiketinde “Doğal” ibaresi bulunmaz.

3. Doğal Mineralli Su; Genellikle maden suyu ile karıştırılır ancak her mineralli su gazlı olmak zorunda değildir.

  • Özellik: Mineral içeriği (kalsiyum, magnezyum vb.) litrede en az 250 mg olan sulardır.
  • Müdahale: Doğal kaynak suyu gibi dışarıdan kimyasal müdahale yapılamaz; mineral yapısı tamamen doğadan geldiği gibidir.
  • Fark: Diğer sulardan temel farkı, içindeki mineral miktarının çok daha yüksek ve sabit olmasıdır.

Yazı altı elemanları

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir