Taxi Driver (1976)

New York’un yağmurlu, neon ışıklı ve kirli sokaklarında dolaşan o sarı Checkers Cab, sadece bir ulaşım aracı değildi; bir adamın zihnindeki çürümüşlüğün ve yalnızlığın simgesiydi, aslında. Sinema tarihinin en etkileyici karakter etütlerinden biri olan Taxi Driver (1976), üzerinden onlarca yıl geçse de modern sinemayı beslemeye devam etmektedir.

Ekip: Sinemanın “Altın Üçlüsü”

Filmin başarısı, kariyerlerinin zirvesine tırmanan üç dev ismin bir araya gelmesinde yatıyor:

  • Yönetmen: Martin Scorsese. Şehri bir karakter gibi kullanma ustalığını bu filmle mühürledi.
  • Senaryo: Paul Schrader. Kendi yalnızlık ve bunalım döneminde, yatağının kenarında duran bir silahla bu senaryoyu sadece 10 günde yazdı.
  • Başrol: Robert De Niro. Travis Bickle rolüyle “metod oyunculuğu”nun kitabını yeniden yazdı.

Kadronun Diğer Yıldızları: Henüz 12 yaşında olan Jodie Foster (Iris) ve pabuç bırakmayan pezevenk rolüyle Harvey Keitel (Sport).

Filmi Neden Hala Konuşuyoruz?

Taxi Driver, sadece bir suç filmi değil, “Vietnam Sendromu” yaşayan bir toplumun ve bireyin parçalanışıdır. Travis Bickle, kahraman mı yoksa bir katil mi olduğu tartışılan, sinema tarihinin en gri karakterlerinden biridir. Film, kentsel yabancılaşmayı ve “yalnızlığın patolojisini” o kadar keskin işler ki, seyirci kendini Travis’in taksisinin arka koltuğunda, o kirli sokakları izlerken bulur.


Anekdotlar

  • “You Talkin’ to Me?” Tamamen Doğaçlamaydı: Senaryoda sadece “Travis aynada kendine bakar” yazıyordu. De Niro, o meşhur monoloğu o anda uydurdu. Hatta bu repliğin ilhamını, bir konser sırasında hayranlarına “Siz bana mı diyorsunuz?” diye takılan Bruce Springsteen’den aldığı söylenir.
  • Gerçek Bir Taksi Şoförü Olarak De Niro: Rolüne hazırlanmak için De Niro, New York’ta gerçekten taksi şoförlüğü lisansı aldı ve haftalarca günde 15 saat yolcu taşıdı. Bir yolcu onu tanıdığında “Vay be, geçen sene Oscar (The Godfather II ile) aldın, şimdi taksi mi sürüyorsun? İş bulmak o kadar mı zor?” demiştir.
  • Scorsese’nin Zorunlu Cameo’su: Filmde Travis’in karısını aldatan yolcusunu oynayan oyuncu çekim günü sakatlanınca, Scorsese mecburen koltuğa kendi oturdu. Sinema tarihinin en ürkütücü yönetmen kısa rollerinden biri böylece doğdu.
  • Mohawk Saç Stilinin Kaynağı: Travis’in finaldeki Mohawk saç stili, Scorsese’nin Vietnam’da savaşmış bir arkadaşının anlatılarından gelir; askerler en tehlikeli görevlere çıkmadan önce saçlarını böyle kesermiş.
  • Son Nota: Filmin efsanevi bestecisi Bernard Herrmann, müzikleri tamamladığı günün gecesinde hayata gözlerini yumdu. Filmin sonundaki o hüzünlü saksafon sesi, onun dünyaya bıraktığı son veda oldu.

“Bütün hayvanlar gece dışarı çıkar… Bir gün gerçek bir yağmur yağacak ve sokaktaki bütün bu pisliği temizleyecek.”

Travis’in beklediği o yağmur hiç yağmadı ama Taxi Driver, sinemayı sonsuza dek etkiledi.

Yazı altı elemanları

Düşüncelerini paylaş...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir