Tursil 76

tursil 76 kutusu görseli

Tursil 76 (veya tam adıyla Tursil Oksijenli 76), Türkiye’nin temizlik ve reklam tarihi açısından nostaljik ve simgesel değeri çok yüksek bir ürün. Hikayesi aslında Türk bakkal kültürünün, yerli sanayinin ve “oksijenli deterjan” devriminin bir parçasıdır.

Çamaşır yıkama kültürü 1930’lara kadar sabun bazlıydı.Tursil, aslında ilk olarak 1936 yılında yerli üretici Turyağ tarafından Türkiye’nin ilk toz deterjanı olarak piyasaya sunuldu. Alman kimya devi Henkel, 1965 yılında Turyağ’ın çoğunluk hissesini satın alarak markayı kendi bünyesine kattı. İşte bu birleşmeden sonra, Tursil’in arkasındaki küresel teknoloji desteği ve reklam gücü çok daha agresif bir hal aldı. Ancak asıl büyük ticari ve teknolojik yarış 1970’li yıllarda başladı. Rakip markalar (özellikle Mintax ve Alo) pazara girdikçe, çamaşırları “ovalamadan”, “çitilemeden” bembeyaz yapma vaadi büyük bir reklam savaşına dönüştü.

1970’lerin ortalarına gelindiğinde deterjan pazarında (özellikle Alo ve Mintax ile) müthiş bir beyazlık yarışı başladı. Henkel, bu rekabette öne geçmek için Tursil’in formülüne o dönem için büyük bir yenilik olan ve çamaşır suyuna gerek bırakmadan lekeleri çıkaran perborat (aktif oksijen) katkısını ekledi.

Ürünün adının Tursil 76 olmasının sebebi ise doğrudan lansman yılına dayanır: Yenilenen bu oksijenli formül 1976 yılında piyasaya sürülmüştür. Dönemin pazarlama trendlerinde ürüne çıktığı yılın rakamını vermek (Mintax 75, Tursil 76 gibi) hem o yılın en güncel, en modern formülü olduğunu vurguluyor hem de tüketiciye güven veriyordu.

1976 yılı geçtikten sonra bile Henkel, tüketicinin bu isme olan bağlılığı nedeniyle ambalajlardan “76” ibaresini uzun yıllar kaldırmadı. Bugün hâlâ retro deyince akla ilk gelen ikonik tasarımlardan biridir.

Biz de, bir yazı ile o günleri anmış olalım.

Yazı altı elemanları

Düşüncelerini paylaş...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir