1974 yılında THY, filosunu modernize etmek için dönemin en popüler kısa-orta menzilli jetlerinden olan Boeing 727-200 uçaklarını sipariş eder.
Uçakları teslim almak üzere Kaptan Pilot Kâmil Karavelioğlu liderliğindeki bir THY ekibi Seattle’daki Boeing fabrikasına gider. Teslimat işlemleri biter, uçaklar Türkiye’ye doğru yola çıkacaktır. Tam o sırada, o dönem ABD’de görev yapan bir Türk askerinin memlekete dönmek üzere olduğu ve yanında çok sevdiği iki adet Sivas Kangal / çoban köpeğini de getirmek istediği öğrenilir.

Dönemin katı kargo kuralları, bürokrasisi ve jet uçaklarının yeni yeni yaygınlaşması sebebiyle bu canlı hayvanların normal yollarla taşınması büyük bir problemdir. Kaptan pilot ve THY ekibi, uçakların henüz fabrikadan yeni çıkmış sıfır kilometre jetler olmasına bakmaksızın, insani bir refleksle olaya el atar. Köpekler, yorulmamaları ve üşümemeleri için kargo yerine Boeing 727’nin yolcu kabinine ve bir kısmı da kokpitin hemen arkasındaki boşluğa alınır. Uçak, Seattle-İzlanda-İstanbul rotasıyla okyanusu aşıp Türkiye’ye gelirken, THY’nin gıcır gıcır ilk jetlerinden birine yolcularından önce bu iki çoban köpeği eşlik etmiş olur.
Kaynak; 70’li yıllara ait bu köpekli Boeing 727 anekdotu, havacılık camiasında (eski kaptan pilotların ve teknisyenlerin hatıralarında) sözlü olarak aktarılan ya da havacılık dergilerinin eski basılı sayılarında yer alan bir anı olduğundan, şu an internet üzerinde doğrudan tıklayıp okuyabileceğiniz aktif ve nokta atışı bir dijital arşiv linki bulunmamaktadır.