Grip aşısı işi biraz garipleşmiş. Geçen sene de böyleymiş ama pek aşı yoktu yanlış hatırlamıyorsam. Ya da bize çıkmamıştı. Neyse bu sene e-nabız ve aile hekimliği üzerine eczane ile grip aşısının minik hikayesine geçelim.

Başlıkta da belirttiğim gibi, hemen gidip grip aşısını olamıyorsunuz. Yani devletin verdiğini olamıyorsunuz. Yoksa 85 lira verip eczaneden grip aşını alıp hemen yaptırabilirsiniz.

Devletin grip aşısını olmak için önce e-nabız’a girip influenza risk durumunuzu sorgulayacaksınız. Öncelikli grupta iseniz açılan pencerede yazacak. Sonra e-nabız içinde “influenza” için aşı randevusu aramayın boşuna. Öyle bir şey yok çünkü. Yapacağınız; aile hekiminizden randevu almak.

Randevunuzu aldınız, gittiniz aile hekiminize. Aile hekimi kontrol ediyor. Sonra size grip aşınız için reçete yazıyor. Kodunu size veriyor. Git eczaneden al, gel yapalım, diyor. Devletin tüm sağlıkçıları, doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından, temizlik görevlisine hep sizle “sen” diye ikinci tekil şahıs ike konuşurlar. Bir devlet geleneği gibi bir şey bu. Siz diyen çok az bulunur.

Neyse biz aşı aşamalarımıza devam edelim. Reçete kodumuzla eczaneye gittik. Eczanede bize verilecek olan aşı hazır olarak bulunmuyor. Aaa şaşırdık mı? Aile hekimi bunu bilmiyor mu? Biliyorsa bize söylememesinin bir sebebi mi var? Yoksa genel olarak vatandaşa mı gıcıklar?

Devam edelim; Eczane sisteme girip sonra firmadan siparişi veriyor. Dolayısıyla grip aşısını ertesi gün alabiliyoruz. Ha sistemi tam olarak bilsek işlemleri sabah erken yapıp, eczanenin ilaç teminini öğlen veya sonrasına da yaptırabiliriz. Bilmeyince aşıyı yaptırmamız ikinci günü buluyor. Ayrıca, aynı gün bile yaptırabilirsek niye iki kere aile hekimliğine gidiyoruz.

Ertesi sabah aşımızı alıyoruz. Grip aşısı soğuk zincir’e tabi olduğu için aşımız buz dolu naylon torba ile veriyor eczane. Neyse aile hekimliği yakın. Gidip yaptırıyoruz.

Zaten risk grubunda olmamıza rağmen niye aile hekimliği- eczane- yine eczane- aile hekimliği şeklinde dolaşmak zorunda kalıyoruz bu pandemili covidli günlerde. Böyle sistemleri kuranlar sanırım hiç kendileri bu adımları test etmiyorlar. Kağıt üzerinde yaptım oldu/ olsun zihniyeti.

İşin kötüsü eczacılar aile hekimlerinden daha hakim sisteme. Onlar detayları sabırla anlatıyorlar. Eczacılar genelde iyi insanlar. Aile hekimleri anca bize akıl öğretsin, şöyle yap böyle yap diye senli benli konuşmalarla.

40